Kaygılı Bağlanma Nedir? İlişkilerde Belirtileri ve Terk Edilme Korkusu
Güncelleme tarihi: 2 Eki

Telefonunuza bakıyorsunuz.
Mesajınıza hâlâ cevap gelmemiş.
Aslında partnerinizin işte olduğunu biliyorsunuz. Yoğun olabileceğini de biliyorsunuz. Mantığınız size ortada bir sorun olmadığını söylüyor.
Ama içinizde başka bir ses konuşmaya başlıyor:
“Acaba bana mı kızdı?”
“Bir şey mi oldu?”
“Benden sıkılıyor olabilir mi?”
“Neden hâlâ yazmadı?”
Bir süre sonra kendinizi son konuşmalarınızı tekrar tekrar düşünürken buluyorsunuz. Ses tonunu, kullandığı kelimeleri, hatta koyduğu emojileri bile analiz etmeye başlıyorsunuz.
Belki telefonun ekranını tekrar tekrar kontrol ediyor, çevrimiçi olup olmadığına bakıyor ya da kendinizi rahatlatacak bir işaret arıyorsunuz.
Çoğu zaman sorun partnerinizin ne yaptığı değil, o belirsizliğin sizde yarattığı duygudur.
Eğer bu durum size tanıdık geliyorsa bunun altında kaygılı bağlanma olarak adlandırılan ilişki örüntüsü yer alıyor olabilir.
Kaygılı Bağlanma Nedir?
Bağlanma, kişinin yakın ilişkilerde güven, yakınlık ve duygusal bağ kurma biçimini ifade eder. Bu örüntülerin gelişiminde erken dönem bakım veren ilişkileri önemli bir rol oynayabilse de, sonraki ilişki deneyimleri ve yaşam boyunca edinilen deneyimler de etkili olabilir.
Kaygılı bağlanma, bağlanma stilleri arasında en sık karşılaşılan örüntülerden biridir. Kaygılı bağlanmaya sahip kişiler ilişkilerde yakınlığa ve bağ kurmaya büyük önem verirler. Ancak aynı zamanda terk edilme korkusu, reddedilme kaygısı ve sevilmeme endişesi yaşayabilirler.
Bu nedenle ilişki onlar için yalnızca bir yakınlık alanı değil, aynı zamanda yoğun bir belirsizlik ve kaygı kaynağı haline gelebilir. Kişi çoğu zaman partnerini ne kadar sevdiğini değil, partnerinin onu ne kadar sevdiğini anlamaya çalışırken bulabilir kendini.
Kaygılı Bağlanmanın Belirtileri Nelerdir?
Kaygılı bağlanma belirtileri kişiden kişiye değişebilse de bazı ortak işaretler vardır:
Partnerin sevgisinden sık sık şüphe duymak
Mesajlara veya aramalara geç dönüşleri kişisel algılamak
Sürekli güvence alma ihtiyacı hissetmek
Terk edilmekten korkmak
Partnerin davranışlarını sık sık analiz etmek
İlişkide aşırı düşünmek
Küçük sorunları ilişkinin biteceğine dair işaret olarak yorumlamak
Partner uzaklaştığında yoğun kaygı yaşamak
Kendi ihtiyaçlarını geri plana atmak
Sürekli onay ve ilgi arayışı içinde olmak
Kaygılı bağlanma belirtileri arasında aşırı düşünme, sürekli güvence arama, reddedilmekten korkma ve partnerin davranışlarını sık sık analiz etme en sık görülen örnekler arasında yer alır.
Kaygılı Bağlanma İlişkilerde Nasıl Görünür?
Kaygılı bağlanma yaşayan kişiler genellikle ilişkilerine çok yatırım yaparlar. Partnerlerini önemser, bağ kurmaya değer verir ve ilişkinin sürmesini isterler. Ancak ilişkiyle ilgili belirsizlikler karşısında sinir sistemleri daha hızlı alarm verebilir.
Örneğin partnerinin yoğun bir gün geçirdiğini bilen biri birkaç saat mesaj alamadığında bunu normal karşılayabilir. Kaygılı bağlanma örüntüsüne sahip biri ise aynı durumda “Benden uzaklaşıyor olabilir mi?”, “Bir şey mi yaptım?” ya da “Acaba artık beni eskisi kadar sevmiyor mu?” gibi düşüncelere kapılabilir. Bu düşünceler çoğu zaman yoğun bir Terk Edilme Korkusu ile ilişkilidir. Bu durum zamanla hem kişinin kaygısını hem de ilişkiyi yormaya başlayabilir.
Çünkü kişi rahatlamaya çalıştıkça daha fazla güvence arayabilir ve zamanla daha Sürekli Onay Arama ihtiyacı gelişebilir. Ancak bu davranışlar çoğu zaman ihtiyaç duyduğu güven duygusunu sağlamaz.
Kaygılı Bağlanma ve Terk Edilme Korkusu Arasındaki İlişki
Kaygılı bağlanma ile terk edilme korkusu arasında güçlü bir ilişki vardır.
Kaygılı bağlanma yaşayan kişiler çoğu zaman ilişkilerinde yoğun bir terk edilme korkusu hissedebilirler. Partnerlerinden uzaklaştıklarını düşündüklerinde kaygıları artabilir ve sık sık güvence arama ihtiyacı hissedebilirler.
Bu nedenle kaygılı bağlanma ve terk edilme korkusu sıklıkla bir arada görülen kavramlardır.
Burada yaşanan şey çoğu zaman gerçek bir terk edilme değildir. Daha çok terk edilme ihtimalinin yarattığı kaygıdır.
Bu nedenle partnerin davranışlarındaki küçük değişiklikler bile zaman zaman büyük bir tehdit gibi algılanabilir.
Kaygılı Bağlanma Neden Gelişir?
Kaygılı bağlanma tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmaz. Erken dönem ilişkisel deneyimler, bakım verenlerin duygusal olarak ulaşılabilirliğindeki tutarsızlıklar ve ilerleyen dönemlerde yaşanan reddedilme, terk edilme veya güven kaybı gibi deneyimler bu örüntünün gelişiminde rol oynayabilir.
Kaygılı Bağlanma Değişebilir mi?
Kaygılı bağlanma örüntüleri zaman içinde değişebilir.
Kişi zaman içinde kendi duygularını daha iyi anlamayı öğrendikçe, ihtiyaçlarını daha açık ifade edebildikçe ve daha güvenli ilişkiler deneyimledikçe bağlanma örüntülerinde değişim yaşayabilir.
Bu süreçte terapi, kişinin ilişki dinamiklerini fark etmesine, geçmiş deneyimlerin bugünkü ilişkilerine etkisini anlamasına ve daha güvenli bağlar kurmasına yardımcı olabilir.
Amaç kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değil; ilişki içindeki belirsizliklerle başa çıkabilmek ve kişinin değerini yalnızca karşı tarafın davranışlarına göre belirlememeyi öğrenebilmesidir.
Kaygılı Bağlanmada Terapi Nasıl Yardımcı Olabilir?
Terapide kişinin ilişkilerinde tekrar eden örüntüleri fark etmesi, terk edilme veya reddedilme kaygısını tetikleyen durumları anlaması ve bu anlarda verdiği tepkileri incelemesi üzerinde çalışılabilir. Sürekli güvence arama, partnerin davranışlarını tekrar tekrar analiz etme veya kendi ihtiyaçlarını geri plana atma gibi davranışların kısa vadede kaygıyı azaltırken uzun vadede kaygı döngüsünü nasıl sürdürebildiği ele alınabilir.
Terapi sürecinde amaç kişinin hiç kaygı yaşamaması değil; belirsizlikle daha sağlıklı biçimde kalabilmesi, ihtiyaçlarını daha açık ifade edebilmesi ve ilişkilerde kendi değerini yalnızca karşı tarafın davranışları üzerinden değerlendirmemeyi öğrenmesidir.
Sonuç
Eğer kendinizi ilişkilerinizde sürekli güvence ararken, terk edilmekten korkarken, partnerinizin davranışlarını tekrar tekrar analiz ederken ya da sevildiğinizden emin olmakta zorlanırken buluyorsanız bunun altında kaygılı bağlanma örüntüsü yer alıyor olabilir.
Kaygılı bağlanma belirtilerini fark etmek ve bu örüntüleri anlamak, daha güvenli ilişkiler kurabilmenin ilk adımlarından biridir. Çünkü değişim çoğu zaman kendimizi suçlamakla değil, yaşadığımız ilişki örüntülerini fark etmekle başlar.
Bu yazı Klinik Psikolog Özge Yeşilova tarafından hazırlanmıştır. Yetişkinlerle kaygı, ilişki ve bağlanma sorunları, öz değer, travmatik yaşantılar ve duygusal zorlanmalar üzerine online bireysel terapi çalışmaları yürütmektedir. Online görüşmelere Türkiye’den ve yurt dışından katılım sağlanabilir.


Yorumlar