top of page

Her Şeyi Kontrol Etme İhtiyacı: Nedenleri ve Belirtileri

5 Haz
5 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 5 Eki

Her şeyi kontrol etme ihtiyacını simgeleyen, farklı yönlere uzanan yarı saydam el yansımaları.

Bazı insanlar için belirsizlik oldukça zorlayıcı olabilir. Ne olacağını bilmemek, beklemek ya da kesin bir cevap alamamak huzursuzluk yaratabilir.


Böyle zamanlarda zihnimiz hemen bir şey yapmaya çalışır. Olası senaryoları düşünür, planlarımızı tekrar tekrar gözden geçirir, her ihtimale hazırlıklı olmaya çalışırız. Dışarıdan bakıldığında bu yalnızca tedbirli ya da planlı olmak gibi görünebilir. Ama bazen bütün bu çabanın altında başka bir ihtiyaç vardır: kontrol ederek kendimizi daha güvende hissetmek.


Çünkü kontrol ettiğimizde kısa süreliğine rahatlarız. Bir şeyleri öngörebildiğimizi, hazırlıklı olduğumuzu hissederiz. Fakat hayatın her alanını kontrol etmek mümkün olmadığı için yeni bir belirsizlik ortaya çıktığında zihin yeniden devreye girer. Bir süre sonra kişi kendini sürekli düşünen, planlayan ve olabilecekleri hesaplamaya çalışan bir döngünün içinde bulabilir.


Kontrol Etme İhtiyacı Nedir?


Kontrol etme ihtiyacı aslında çoğu zaman kişinin kendini güvende tutma yollarından biridir. Ne olacağını bilirsem, hazırlıklı olursam ya da olabilecekleri önceden düşünürsem kötü bir şey yaşama ihtimalimi azaltabilirim gibi hissedebiliriz.


Bu bazen sürekli plan yapmak, bazen bir kararı vermeden önce defalarca düşünmek, bazen de bir şey ters gitmesin diye her ayrıntıyı kontrol etmek şeklinde ortaya çıkabilir.


Burada önemli olan kontrol etmekten çok, kontrol edemediğimizde ne yaşadığımızdır. Plan değiştiğinde, bir cevap geciktiğinde ya da sonucu önceden bilemediğimizde yoğun bir huzursuzluk ortaya çıkıyorsa kontrol, kaygıyla baş etmenin yollarından biri haline gelmiş olabilir.


Kontrol Etme İhtiyacının Belirtileri Nelerdir?


Belirsizliğe Tahammül Etmekte Zorlanmak

Ne olacağını bilmemek yoğun bir huzursuzluk yaratabilir. Bazen beklemek bile zorlaşır. Kişi henüz ortada çözülmesi gereken bir sorun yokken bile bir cevap bulmaya, sonucu tahmin etmeye ya da bir şekilde netlik sağlamaya çalışabilir.


Sürekli Olası Senaryoları Düşünmek

“Ya böyle olursa?” düşüncesi bir ihtimalden diğerine geçebilir. Kişi bunu hazırlıklı olmak için yaptığını düşünse de bir süre sonra zihninin hiç durmadığını ve henüz yaşanmamış sorunları çözmeye çalıştığını fark edebilir.


Planların Değişmesinden Rahatsız Olmak

Planın değişmesi yalnızca küçük bir aksilik gibi hissedilmeyebilir. Önceden hazırlanan düzen bozulduğunda kişi ne yapacağını bilememe ya da kontrolü kaybetme hissi yaşayabilir.


Hata Yapmaktan Korkmak

“Yanlış karar verirsem ne olur?” düşüncesi karar vermeyi oldukça zorlaştırabilir. Kişi hata ihtimalini azaltmak için daha fazla düşünür, araştırır ya da en doğru seçeneği bulmaya çalışır. Fakat bazen bu çaba karar vermeyi kolaylaştırmak yerine daha da zorlaştırır.


İnsanları ve İlişkileri Kontrol Etmeye Çalışmak

Kontrol ihtiyacı ilişkilerde de ortaya çıkabilir. Karşı tarafın ne düşündüğünü anlamaya çalışmak, davranışlarındaki küçük değişiklikleri takip etmek, mesajlara verilen cevaplardan anlam çıkarmak ya da ilişkinin nereye gittiğini sürekli bilmek istemek bazen aynı güven arayışının bir parçası olabilir.


Kontrol Etme İhtiyacı Neden Oluşur?


Kontrol etme ihtiyacının tek bir nedeni yoktur. Ancak çoğu zaman belirsizlik karşısında yaşanan kaygı ve güvende hissetme ihtiyacıyla bağlantılıdır. Kişi ne olacağını önceden bilir, hazırlıklı olur ya da ihtimalleri hesaplarsa kötü bir şeyin önüne geçebileceğini hissedebilir.


Bazen geçmiş deneyimler de bu ihtiyacı güçlendirebilir. Öngörülemez bir ortamda büyümek, sık eleştirilmek, beklenmedik kayıplar yaşamak ya da ilişkilerde güvenin sık sık sarsılması belirsizliği daha zorlayıcı hale getirebilir. Kişi zamanla hazırlıklı olmayı, olabilecekleri önceden düşünmeyi ya da kontrolü elinde tutmayı kendisini korumanın bir yolu olarak öğrenebilir.


Bazı kişilerde ise hata yapmaya verilen anlam daha belirgindir. Hata yapmak yalnızca “yanlış yapmak” değil; başarısız olmak, eleştirilmek ya da yetersiz hissetmek anlamına gelebilir. Böyle olduğunda kişi hata ihtimalini azaltabilmek için her ayrıntıyı kontrol etmeye çalışabilir. Bu nedenle kontrol ihtiyacı mükemmeliyetçilik ile de birlikte görülebilir


Yani dışarıdan “fazla kontrolcü” görünen bir davranışın altında bazen oldukça farklı ihtiyaçlar olabilir: hazırlıksız yakalanmamak, hata yapmamak ya da yeniden incinmemek gibi.


Kontrol Etme İhtiyacı ve Kaygı Arasındaki İlişki


Kontrol etmek çoğu zaman kaygıyı gerçekten azaltır. En azından kısa bir süre için.

Bir planı tekrar kontrol ettiğinizi, aklınızdaki ihtimalleri tek tek düşündüğünüzü ya da sizi huzursuz eden bir konuda sonunda net bir cevap aldığınızı düşünün. Muhtemelen bir miktar rahatlama hissedersiniz.


Fakat sorun şu ki bu rahatlama kalıcı değildir. Yeni bir belirsizlik ortaya çıktığında zihin yeniden kontrol etmeye yönelebilir. Böylece kaygı → kontrol etme → rahatlama → yeniden kaygı şeklinde bir döngü oluşabilir.


Bir süre sonra kişi kaygıyla baş edebilmek için kontrol etmeye daha fazla ihtiyaç duyabilir. Bu da belirsizliğin kendisini olduğundan daha zorlayıcı hale getirebilir. Yani kontrol etmek kaygıyı azaltmaya çalışırken, farkında olmadan kaygının devam etmesine de katkıda bulunabilir.


Eğer kontrol ihtiyacına sürekli endişe, tetikte olma ve olumsuz ihtimalleri düşünme eşlik ediyorsa, Kaygı Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir? başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.


Kontrol Etmek ile Planlı Olmak Aynı Şey Midir?


Plan yapmak ve hayatımızdaki bazı şeyleri kontrol etmek elbette sorun değildir. Hatta çoğu zaman gereklidir. Buradaki fark, kontrolün ne kadar esnek olduğunda ortaya çıkar.


Planlı olduğunuzda işler beklediğiniz gibi gitmese bile yeni duruma göre hareket edebilirsiniz. Yoğun bir kontrol ihtiyacında ise planın değişmesi, sonucu bilememek ya da beklenmedik bir durumla karşılaşmak çok daha fazla huzursuzluk yaratabilir.


Bu yüzden kendinize şu soruyu sormak daha anlamlı olabilir: “Ne kadar plan yapıyorum?” değil, “Planım değiştiğinde ne oluyor?”


Değişiklik karşısında yoğun kaygı yaşıyor, hemen yeni bir plan yapma ihtiyacı hissediyor ya da rahatlayana kadar durumu zihninizde çözmeye çalışıyorsanız, planlama artık kaygıyı yönetmenin bir yolu haline gelmiş olabilir.


Kontrol Etme İhtiyacı Nasıl Azalır?


Kontrol etme ihtiyacını azaltmanın yolu hayatınızdaki bütün belirsizlikleri ortadan kaldırmak değildir. Zaten bunu yapmak mümkün de değildir. Asıl mesele, belirsizlik ortaya çıktığında hemen onu ortadan kaldırmaya çalışmadan bir süre o rahatsızlıkla kalabilmeyi öğrenmektir.


Bunun için önce kontrol etme ihtiyacının hangi anlarda ortaya çıktığını fark etmek önemli olabilir. Bir mesajın neden geç geldiğini tekrar tekrar düşünmek, vereceğiniz bir kararı defalarca değerlendirmek, bir planı sürekli kontrol etmek... O anda gerçekten çözmeniz gereken bir problem mi var, yoksa hissettiğiniz kaygıyı azaltmaya mı çalışıyorsunuz?


Bazen kontrol etme isteği geldiğinde hemen harekete geçmemek de önemli bir deneyim olabilir. Bir kez daha kontrol etmeden, tekrar güvence istemeden ya da zihninizde yeni bir senaryo kurmadan biraz beklemek... İlk anda rahatsız edici gelebilir. Çünkü zaten kontrol etmenin işlevi bu rahatsızlığı azaltmaktır.


Buradaki amaç kendinizi zorla belirsizliğin içine atmak değil. Küçük alanlarda, her şeyi bilmeden ya da garanti altına almadan da hareket edebildiğinizi deneyimlemektir. Zamanla güven hissi yalnızca “her şeyi kontrol edebiliyorum” düşüncesinden değil, “beklenmedik bir şey olduğunda da bununla baş edebilirim” düşüncesinden gelmeye başlayabilir.


Ne Zaman Destek Almak Gerekir?


Kontrol etme ihtiyacı günlük yaşamınızda çok fazla yer kaplamaya başladıysa, ilişkilerinizi etkiliyor, karar vermenizi zorlaştırıyor ya da zihninizin sürekli olabilecekleri düşünmesinden yorulduğunuzu hissediyorsanız profesyonel destek almak faydalı olabilir.

Terapi sürecinde yalnızca kontrol davranışını azaltmaya değil, kontrol etme ihtiyacının ne zaman ortaya çıktığını ve aslında neyi önlemeye çalıştığını anlamaya da odaklanılabilir. Çünkü bazen kontrolün altında hata yapma korkusu, bazen belirsizliğe tahammül etmekte zorlanma, bazen de güvende hissetme ihtiyacı bulunabilir.


Sonuç


Her şeyi kontrol etmeye çalışmak çoğu zaman daha güvende hissetmenin bir yoludur. Bu nedenle kontrol ihtiyacını yalnızca bırakılması gereken kötü bir alışkanlık gibi görmek yerine, hangi anlarda ortaya çıktığını ve size ne sağlamaya çalıştığını anlamak daha anlamlı olabilir.


Belirsizlik hayatın kaçınılmaz bir parçası. Ancak belirsizlikle yaşayabilmek, her şeyi oluruna bırakmak anlamına gelmez. Bazen ne olacağını tam olarak bilmeden de hareket edebileceğimizi ve beklenmedik durumlarla karşılaştığımızda baş edebileceğimizi deneyimlemek gerekir.


Eğer uzun süredir her şeyi düşünmekten, olabilecekleri hesaplamaktan ya da kontrol altında tutmaya çalışmaktan yorulduğunuzu hissediyorsanız, terapi sürecinde bu döngünün altında yatan kaygı ve ihtiyaçları birlikte anlamak mümkün olabilir.


Bu yazı Klinik Psikolog Özge Yeşilova tarafından hazırlanmıştır. Yetişkinlerle kaygı, ilişki ve bağlanma sorunları, özdeğer, travmatik yaşantılar ve duygusal zorlanmalar üzerine online bireysel terapi çalışmaları yürütmektedir. Online görüşmelere Türkiye’den ve yurt dışından katılım sağlanabilir.




 
 
 

Yorumlar


bottom of page